<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Me Consultancy</title>
	<atom:link href="https://www.erdorconsultancy.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.erdorconsultancy.com/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2021 06:52:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.erdorconsultancy.com/wp-content/uploads/2020/07/me.jpg</url>
	<title>Me Consultancy</title>
	<link>https://www.erdorconsultancy.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE ŞİRKETLERİN ODAKLANMASI GEREKEN TRENDLER</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusumde-sirketlerin-odaklanmasi-gereken-trendler/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusumde-sirketlerin-odaklanmasi-gereken-trendler/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2021 17:15:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.erdorconsultancy.com/?p=292</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusumde-sirketlerin-odaklanmasi-gereken-trendler/.html">DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE ŞİRKETLERİN ODAKLANMASI GEREKEN TRENDLER</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Chatbots</strong></p>



<p>Yapay zeka sayesinde öğrenen cihazların artması firmaların operasyonlarını ve pazarlama faaliyetlerini daha verimli yapmalarını sağlayacak. Bir web sayfasına giriş yaptığınızda size mesaj yazan kişinin insan olduğunu düşündürtecek kadar gerçekçi cevaplar almaya başlayacağız. Chatbotslara yatırımlar artacak ve müşteriyle temasta olan bazı kişiler farklı departmanlara kaydırılacak.</p>



<p><strong>Canlı Videolar</strong></p>



<p>Sadece markalar değil bireyler de canlı video kullanarak verdikleri hizmetleri tanıtmaya başladılar ve görünen o ki 2018 senesinde bu daha da yaygınlaşacak. İnsanların canlı video sayesinde sıfır maliyet ile kendilerini tanıtmaları, etki alanı yaratmaları ve hizmetlerini satabilmeleri markalarında buraya odaklanmasını sağladı. Özellikle Facebook ve Instagram üzerinden yapılan canlı yayınlar ürün tanıtımlarında etkili olmaya devam edecek.</p>



<p><strong>Artırılmış Gerçeklik</strong></p>



<p>Markalar rekabette öne çıkmak tüketicilere her türlü kolaylığı sunma çabasında olmaya devam edecek. Evini boyamak isteyen kişinin boya yaptırmadan o rengin nasıl göründüğünü bilgisayar üzerinden bakmak isteyen, makyaj yapmadan sanki yapmış gibi bunu yüzünde görmek isteyen ve buna benzer deneyimleri yaşamak isteyenler oldukça artırılmış gerçeklik ile ilgili projeler de artmaya devam edecek.</p>



<p><strong>Sanal Gerçeklik</strong></p>



<p>Özellikle oyun piyasası son zamanların en popüler ürünü olan sanal gerçeklik gözlükleri sayesinde inanılmaz derecede büyüyeceği belirtiliyor ama büyüme sadece bu sektörle kalmayacak. Arazi satmak isteyen bir emlakçı bile artık müşterilerini ofisinde çay ile ağırlarken görüntü izletip satışlarını artırabilecek, kısacası görüntünün anlamlı olduğu her yerde sanal gerçeklik olacak.&nbsp;</p>



<p><strong>Bitcoin</strong></p>



<p>Herkes bu konuyla alakalı farklı yorumlar yapıyor, kimisi geri dönüş oranları çok yüksek yatırım yapın derken kimisi de risk almayın balon diyor. Bu tartışmalar devam ederken bazı ülkelerde bitcoin ile alışverişe imkan sağlayan altyapılar kuruluyor, Nasdaq borsasında bununla alakalı bir takım planlamalar yapılıyor. 2018 senesinde en sıcak takip edilmesi gereken konulardan birisi olacağına kesin gözüyle bakılıyor.</p>



<p><strong>Omnichannel</strong></p>



<p>Müşteri alışverişi ister fiziki mağazadan ister online kanaldan yapsın aynı seviyede hizmet almak istiyor. Ürüne istediği yerden ulaşmak ve kişiselleştirilmiş mesajlar almak isteyen tüketici mağazadan ilk alışverişini yapıyorsa bile online tarafta hatrı sayılır bir müşteriyse mağaza yetkilisi tarafından bunun ekranlarda gözükmesini ve buna göre biz hizmet almayı amaçlıyor.&nbsp;</p>



<p><strong>Yapay Zeka ve Öğrenen Makineler</strong></p>



<p>Makineler de insanlar gibi her gün yeni bir şey öğreniyor, bunları sistemlerine işliyor ve biriktiriyor. Bu ister bir chatbots olsun, isterse robot, isterse bir yazılım, sonuçta mantık hep aynı, ortada oluşan büyük data anlamlı hale getiriliyor ve aksiyon alınıyor. Markalar tüketicilere en uygun kampanyaları sunmak için yapay zekadan fazlasıyla faydalanacaklar.</p>



<p><strong>Influencer Marketing</strong></p>



<p>Takipçi sayısı fazla olduğundan reklam yaptırılan, ürün paylaştırılan veya mesaj yazdırılan sosyal medya fenomenlerinin yaptıkları paylaşımlar yapılan alışverişe ve marka seçimine artık tüketici bunlara eskisi gibi rağbet göstermiyor. Bu yüzden markaların hedeflerini belirleyip markayla uyumlu kişilerle çalışması ve en fazla geri dönüş oranı sağlayacak çözümler peşinde koşması bekleniyor.</p>



<p><strong>Online Eğitim</strong></p>



<p>Dönüşümün bu kadar hızlı ilerlediği günümüzde neredeyse her gün yeni bir konu başlığı ile karşılaşıyoruz. Bunlarla alakalı en güncel bilgileri öğrenmek için makale okumak yeterli olsa da uzun vadede konuyla alakalı bilgili kişilerden eğitim almak gerekebiliyor. Online eğitim sayesinde dünyanın her yerinden en popüler insanların bile videolarına uygun bütçelerle ulaşma şansı var ve 2018’de bununla alakalı bir çok yatırımın olacağı tahmin ediliyor.</p>



<p><strong>Youtube</strong></p>



<p>Her ne kadar video tüketimi artıyor olsa da en fazla izlenilen videolarda futbol maçı, şarkı veya dizi görüyoruz. Bu mecraya markaların yaptıkları yatırımlar sonrasında 2018’de videolar daha da yükselişte olacak ancak burada tüketiciler ile etkileşimin nasıl artırılacağı üzerine kafa yorulacak. Cevaplanması gereken en mühim soru ise ilk 3 saniyede tüketicinin ilgisini nasıl çekeriz olacak.</p>



<p><strong>Kişiselleştirme – Mobil Pazarlama – İzinli Pazarlama&nbsp;</strong></p>



<p>Kişiselleştirme 2018’de her zamankinden daha önemli olacak, mobilin önlenemez yükselişi devam edecek ve özellikle kişisel verilerin korunması kanunundan dolayı markalar müşteri dataları konusunda daha titiz davranıp izinli pazarlama konusuna dikkat edecekler.</p>



<p>*Bu yazı Digital Age Dergisinin 2018 Ocak sayısında Murat Erdör’ün köşesinde yayınlanmıştır.&nbsp;</p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusumde-sirketlerin-odaklanmasi-gereken-trendler/.html">DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE ŞİRKETLERİN ODAKLANMASI GEREKEN TRENDLER</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusumde-sirketlerin-odaklanmasi-gereken-trendler/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AMAZON GO PERAKENDE SEKTÖRÜNÜ ALT ÜST EDECEK</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/amazon-go-perakende-sektorunu-alt-ust-edecek/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/amazon-go-perakende-sektorunu-alt-ust-edecek/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2021 17:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.erdorconsultancy.com/?p=290</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/amazon-go-perakende-sektorunu-alt-ust-edecek/.html">AMAZON GO PERAKENDE SEKTÖRÜNÜ ALT ÜST EDECEK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Amazon dünyanın en büyük online satış kanal markasıyken artık offline tarafa da yatırımlar yapmaya başladı ve ilk fiziki mağazasını açtı. Kasiyersiz satış sistemi olan bu mağazada müşteriler firmanın mobil uygulaması olan cep telefonları ile içeri girebiliyor, alışverişini yapıyor, mağazadan çıktığında alışveriş tutarı müşterinin sistemde tanımlı kredi kartından çekiliyor ve fatura mobil uygulamaya gönderiliyor. Bir devrim niteliğindeki bu mağaza doğal olarak yanında bir sürü soruları ve tartışmaları da gündeme getirdi.&nbsp;</p>



<p>Amazon Go adı verilen bu mağazaya daha girerken daha en başta bir farklılık olduğunu hissediyorsunuz çünkü sizi karşılayan normal bir kapı yok. Cep telefonunuzu turnikeye okutup bunların sağa sola açılması ile içeri giriyorsunuz. Raflardan alışveriş sepetinize koyduğunuz ürünler faturaya eklenirken rafa geri koyduğunuz ürün hesaptan düşüyor. Bu tip büyük mağazalarda genelde belli bir yüzde kayıp ve çalıntı mal olarak ayrılır. Bu mağazada bir ürün çalmak neredeyse imkansız çünkü mağazanın her yerinde olan sensörler tüketicilerin ne alıp almadığını görüyor ve hesaba işliyor. Mağazada raflar boşaldıkça dolduran bir görevli, alkol standında 21 yaş zorunluluğundan dolayı kimlik kontrolü yapan bir çalışan ve dışarda mağaza torbalarını alıp düzenleyip soruları cevaplayan bir kişiden başka çalışan yok. Tüketicilerin bu deneyimden oldukça memnun kaldığı gözlemlenmiş çünkü kasada kuyruk beklemeden alışverişini yapıp çıkabilmek çok hoşlarına gitmiş. Çalışan insan sayısının azalması ve çalıntı ürün gibi bir sorunun neredeyse kalmamasından dolayı maliyetlerinde tasarruf sağlayacak olması firmayı fazlasıyla memnun etmiş. Bunun yanında böyle prestijli bir mağaza açıp marka algısını da farklılaştırması da firmaya ayrı bir artı katacak olması da markayı mutlu eden diğer bir konu olmuş. Tabi madalyonun birde diğer tarafı var, işsizlik rakamları. New York Times tarafından yayınlanan habere göre ABD’de 2016 senesinde saatte 9.70 USD kazanan 3.5 milyon civarında kasiyer var ve Amazon’un kullandığı bu teknoloji yaygınlaşırsa işsizlik rakamları hızlı bir şekilde artış gösterecek. Her ne kadar Amazon kullandığı teknoloji hakkında bilgi paylaşımında bulunmasa da ABD’deki yetişmiş insan gücü kısa zamanda bu teknolojinin benzerini hatta belki de daha iyisini ortaya çıkartıp kullanıma hazır hale getirecektir. Otomasyonun insanların işlerini tehlikeye sokacağı hep konuşuluyordu ve artık kaçınılmaz noktaya gelindi. Bugün kasiyerler, yarın başka sektörden insanlar işlerini kaybetmeye başlayacaklar ve bunun toplumda yaratacağı psikolojik baskı belki de daha büyük yaralar açacak. Bu hızlı değişim belki de farklı iş alanlarının doğmasına yol açacak.</p>



<p>Yeni Amazon Go mağazalarının açılacağı ile ilgili bir şey söylenmemesi Amazon’un bu teknolojiyle ne yapacağı sorusunu sıkça gündeme geldi. Bir süre önce satın aldığı Whole Foods market zincirinde bu teknolojiden faydalanıp orada kasiyersiz bir deneyim yaşatması çok yüksek bir ihtimal olarak değerlendirildi ama bu haber yalanlandı. Bir başka söylenti de Amazon’un bu sistemi diğer perakendecilere satabileceği ve bunun yanında diğer servislerini de bu pakete ekleyebileceği yönündeydi ama bunun planlanmadığı söylendi. Peki bu uygulama yayılsa her ülkede tutar mı diye sorduğumuzda bunun mümkün olamayacağını düşünüyorum. Mesela ülkemizde bazı süpermarketlerde kasiyersiz geçişler var ve insanların bunu kullanmakta zorluk çekmesinden dolayı buraya bir çalışan personelin konduğunu görüyoruz. Kullanılacak teknoloji Amazon Go gibi kullanıcı deneyimi dostu bir uygulama olsa bile bu seferde insan faktörü devreye girecektir. Her reyonda bir görevli görmeye alışkın insanlar birdenbire bu ortadan kalkınca bundan hoşnut kalmayabilirler.</p>



<p>Özetlersek teknoloji güzel kullanıldığında harika bir şey ama onun şekillendirdiği hayatımızın değiştiği de bir gerçek. Kimisi bu tip gelişmelere hızlıca adapte olmakla kalmayıp çok sevecek kimisi ise her zaman markette sipariş verirken tezgahtarla yaptığı sohbeti özleyip bu yeniliklere alışamayacak. Neler olacağını hepimiz zamanla göreceğiz ve belki de 5 sene sonra burada yazdığım uygulamaların yaşayacaklarımızın yanında çocuk oyuncağı gibi basit kaldığını göreceğiz. Temennim yaşanan hızlı değişim içinde işsizlik konusuna da hızlıca alternatif çözümler bulunuyor olması ve bu çağa hepimizin en iyi şekilde adapte olmasıdır.</p>



<p>*Bu yazı Digital Age Dergisinin 2018 Mart sayısında Murat Erdör’ün köşesinde yayınlanmıştır.&nbsp;<ins></ins></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/amazon-go-perakende-sektorunu-alt-ust-edecek/.html">AMAZON GO PERAKENDE SEKTÖRÜNÜ ALT ÜST EDECEK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/amazon-go-perakende-sektorunu-alt-ust-edecek/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİJİTAL DÖNÜŞÜM İŞ HAYATINI NASIL ETKİLEYECEK</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusum-is-hayatini-nasil-etkileyecek/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusum-is-hayatini-nasil-etkileyecek/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2021 17:12:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.erdorconsultancy.com/?p=288</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusum-is-hayatini-nasil-etkileyecek/.html">DİJİTAL DÖNÜŞÜM İŞ HAYATINI NASIL ETKİLEYECEK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dijital dönüşüm son 15 yıldır hayatımızı etkisi altına almış durumda. Artık internet, insanların en çok vakit geçirdiği yerlerden birisi haline geldi. Değişim ve dönüşüm çok hızlı olurken, insanların bu değişime ayak uydurmaları ise beklenenden kolay oldu. Dijital dönüşüm ile fikirlerimiz, alışkanlıklarımız, çalışma biçimlerimiz, iş hayatımız tamamıyla değişti.&nbsp;</p>



<p>Günümüzde sosyal hayattaki dönüşümün yanında işveren-işçi dinamiği da artık farklı bir boyutta. Şirketler dijital dönüşümün bilincine varmaya başladı ve konuyla ilgili çalışmalara ve yatırımlara önem ve ağırlık vermeye başladı.</p>



<p><strong>Doğru dijital dönüşüm nasıl olmalı?</strong></p>



<p>Peki şirketler için doğru dijital dönüşüm nasıl olmalı? Son zamanlarda en çok gündemde olan konu ile karşı karşıyayız. En baştan başlamak gerekirse, iş hayatında tam bir dijital dönüşüm yaşanabilmesi için şirketlerin bu duruma hazırlıklı olmaları gerekiyor. Dijital dönüşüm yalnızca teknolojik değişimlerin gerekliliğini ifade etmez. Her alanda yenilikçi davranabilme ve düşünebilme yeteneği de ister. Dijital dönüşüme ayak uydurmak isteyen şirketler öncelikle teknolojik altyapılarını oluşturmalı ve belirlenen dijital stratejiler ile kararlılıkla ilerlemeliler. Eşzamanlı teknoloji takibi ile daha fazla verim alabilmek de mümkün. Geleceğin iş hayatına ayak uydurmanın temeli bu aslında.</p>



<p>Teknolojiyle beraber dijitalleşme aslında dijital iş hayatını ve dijital çalışanı da yarattı. Dijital dönüşüm ile çalışan profili de farklılıklar gösteriyor ve gösterecek. Birçok teknolojik yeniliğin yardımı ile aynı anda birden fazla işe odaklanıp hızlıca sonuç alan kişiler iş dünyasında çoğalacak. Dijital dönüşüm sürecinde başarılı biri olabilmek için teknolojiye adaptasyon sorunu yaşamayan, yenilikleri yakından takip eden ve popüler iş yazılımlarını kullanabilen kişiler kendilerini gösterebilecek.</p>



<p><strong>Dijital dönüşüm tercih değil, zorunluluk olacak</strong></p>



<p>Dijital dönüşüm sosyal ve kişisel hayatımızı etkilediği gibi iş hayatını da büyük oranda etkileyecek. Bu dönüşümden küçüklü, büyüklü tüm sektörler etkilenecek. Özellikle ülkemizde işletmelerin yüzde 99.77’sini oluşturan KOBİ’leri etkisi altına alacak olan bu değişim, KOBİ’lerin tercihi değil zorunluluğu olacak. Gelişen dünyada bu değişime herkes ayak uyduracak ve bu değişimin gerisinde kalmak şirketler için olumsuz sonuçlar doğurmakta gecikmeyecek. Bu bağlamda şirketler, geleceğin getirdiği yenilikleri takip ederek, dijital dönüşüme uygun stratejiler belirleyerek ve dijital altyapılar daha sağlıklı hale getirerek büyüyebilecek.&nbsp;</p>



<p><strong>Geleneksel işyeri kavramı ve çalışma yöntemleri değişecek</strong></p>



<p>Bulunduğumuz zaman bizlere geleceğin çalışma hayatı ile ilgili birçok ipucu sunuyor. Dijitalleşmenin ve teknolojinin bizlere kattığı yenilikler, kolaylıklar, uygulamalar ve daha birçok şey beraberinde değişimi de getiriyor. Geleneksel işyeri kavramı ve çalışma yöntemleri son dönemlerde yeniden şekillenmeye, değişmeye başladı. Günümüzde ve gelecekte bu değişime ayak uyduran kişiler başarıya ulaşabilecek. Bu yolda değişimleri ve trendleri takip etmek çok önemli. Tüm dünyanın kullandığı bir iş uygulamasını veya programını reddederseniz bu işinizde sizi gerilere atacak. Bu yüzden her an takipte kalmak çok önemli. Çünkü bizleri; paylaşımlı ofislere geçildiği, online toplantıların yapıldığı, ofis ve iş hayatını kolaylaştıran yazılımların arttığı, belirli konularda eğitim vermek üzere online eğitim paketlerinin olduğu, daha hızlı, dinamik, canlı ve üretken bir gelecek ve çalışma hayatı bekliyor.</p>



<p>Bu yazı&nbsp;<a href="https://www.techinside.com/author/murat-erdor/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Techinside.com</a>&nbsp;sayfasında yer almıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusum-is-hayatini-nasil-etkileyecek/.html">DİJİTAL DÖNÜŞÜM İŞ HAYATINI NASIL ETKİLEYECEK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/dijital-donusum-is-hayatini-nasil-etkileyecek/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CLUBHOUSE’DA HOŞUMA GİDENLER, İLGİNÇ GELENLER, BEKLENTİLER VE GEYİKLER</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/clubhouse/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/clubhouse/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 11:18:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes.muffingroup.com/betheme/?p=64</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/clubhouse/.html">CLUBHOUSE’DA HOŞUMA GİDENLER, İLGİNÇ GELENLER, BEKLENTİLER VE GEYİKLER</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Daha geçen hafta bizimde e-bültende duyurduğumuz ses tabanlı bir uygulama olan&nbsp;<a href="https://www.joinclubhouse.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Clubhouse</strong></a>&nbsp;tahmin ettiğim gibi ülkemizde de çılgınca takipçi almaya başladı. Davet ile içeri girebildiğiniz bu platformu nasıl kullanabileceğiz hakkında birçok yazı yazılırken birde onlarca yorum yapıldı. Bende bir arkadaşımın daveti ile içeri girdim, ilk günler çok sarmadı hatta sıkıldım ama insan sayısı arttıkça ve farklı sohbet odalarına denk gelince benimde ilgimi çekti. Peki burada ne oluyor ve&nbsp;<strong>bir marka bundan nasıl fayda sağlayabilir</strong>&nbsp;derseniz ilk izlenimlerini paylaşmak isterim.</p>



<p>Hatırlarsınız, popüler bir mekan&nbsp;açıldığında ilk gün Vip konuklara özel davet gider ve açılış o kişilerle yapılır, hatırlarsınız dedim çünkü korona sonrası ne açılış kaldı ne de mekan. Herkes o yeri konuştuğundan benim buraya davetiyem var demek inanılmaz havalı oluyordu. Burada da bunun aynısı yaşanıyor, insanlar içerideki üyeden davet alırsa sisteme giriş sağlayabiliyor, bu da platformu daha&nbsp;<strong>gizemli ve havalı</strong>&nbsp;kılıyor. Tabi bir yandan da&nbsp;kontrollü giriş sayısı olduğundan uygulamanın yaratıcıları da olası hataları daha hızlı görüp önlemlerini daha kolay alabiliyor.&nbsp;Uygulamaya&nbsp;<strong>sadece cep telefonundan erişim var</strong>&nbsp;ve sadece IOS uygulamasında aktif, yakında Android bazlı uygulamalara da giriş sağlandığında üye sayısının çok hızlı bir şekilde artacağı konuşuluyor.</p>



<p>Platforma girdiğinizde sohbet odaları ve içinde kimler var gibi şeyleri görebiliyorsunuz, her odanın bir konu başlığı var, kimisinde iş hayatı, kimisinde sosyal hayat, kimisinde ise geyik muhabbeti dönüyor. İlginizi çeken odaya girip sohbeti dinliyor, söz almak isterseniz bunu o odanın moderatörüne iletiyor, izin verilirse sizde konuşma şansına sahip olabiliyorsunuz. Burada bazı gruplarda bu gayet profesyonel ilerlerken kişi sayısının fazla olduğu ve konuşmacı sayısının yüksek olduğu odalarda moderatör istediği kadar dikkat etse de herkes aynı anda konuştuğundan&nbsp;<strong>ses kirliliği</strong>&nbsp;oluşabiliyor. Herkes o kadar konuşmayı özlemiş ki doğal olarak yorum üstüne yorum gelebiliyor.</p>



<p>Benim hoşuma giden kısmı normal hayatta belki bir araya gelemediğiniz iş dünyasından insanlarla aynı çatı altında buluşup konuşma şansınız olabiliyor, burada birbirinize mesaj gönderme olayı olmadığından (olası tacizleri de engelliyor) sesli iletişim ve kendini ifade etme şekli önem kazanıyor. Belki aylardır&nbsp;<strong>iş fikrinizi anlatmak istediğiniz birisiyle</strong>&nbsp;bu platformda karşılaşabiliyorsun ya da merak ettiğin bir konu hakkında işin uzmanlarını ücretsiz olarak dinleyebiliyorsun. İnsanların farklı konulardaki deneyimlerini dinlemek ve onlara gelen yorumları duymak kendi kendinize de bazı şeyleri sorgulamanızı ve kendinizden bir şey bulduğunuzda da buraya daha fazla vakit ayırmanıza yol açıyor. İşin diğer güzel tarafı uygulama açıkken ve herkesi dinleyebilirken farklı platformlara aynı anda (whatsapp, sosyal medya kanallları vs) girme şansınız oluyor.</p>



<p>Peki hoşuma gitmeyen kısımları ne oldu derseniz, birincisi moderatör insanları konuşturmak yerine kendisi&nbsp;<strong>nefes almadan konuşuyorsa</strong>&nbsp;bu cidden çok sıkıcı hale geliyor, tam bir şey anlatmaya başlıyorsun zırt bir şey diyor bir süre sonra konuşma iştahın kalmıyor. İkincisi, ses kaydı almak yasak, zaten uygulama bunu anında tespit edebiliyor ve sizi uyarıyor, üçüncü uyarıda da sizi buradan çıkartıyor ancak bazı kişiler ikinci bir telefon ile görüntü ve&nbsp;<strong>ses kaydı alıyormuş</strong>, e insanlar burada rahat rahat konuşurken birisinin bunları kayıta alma ihtimali bence işin kalitesini düşürüyor. Üçüncüsü de, TV ekranlarından gördüğümüz şarkıcı ve oyuncuların burada&nbsp;<strong>fazla mütevazi takılıp</strong>&nbsp;insanların arasına katılıp normal birisiymiş gibi davranma çabaları. Diyeceksiniz ki, e ne var bunda, ne güzel işte ama bunu kelimlerle anlatmam zor, buradaki gereksiz çabayı hissediyorsunuz, sanırım yanlış bir laf edersem linç yerim korkusundan konuşmalarına aşırı dikkat etmeler, olduğu gibi davranmayanlar. Bence TV ekranlarında nasıl davranıyorsan burada da bu şekilde takıl ama buradaki kitlenin eğitim seviyesi, bilgisi, kimseyi tınmaması gibi sebeplerden dolayı dünyanın en ünlü adamı da olsan dikkat etmek zorunda kalabiliyorsun, en azından ben öyle bir izlenim elde ettim.</p>



<p>Gözlemlediğim ilginç şeyler ne dersiniz, sadece 2 gün boyunca belli saat aralıklarında farklı odalarda takılmama rağmen çok değişik şeylere şahit oldum ve duydum. Mesela ABD’de yaşayan ve son zamanlarda YouTube’da açtığı kanalıyla buraya yatırım yapan yılların&nbsp;<strong>gazetecisi bir abimizin</strong>&nbsp;çok acayip şeyler olacak diye açıkladığı bir diziye başlayacağını açıklaması mı, gene TV ekranlarından aşina olduğumuz bir kadın gazetecinin garip konuşması sonrasında yayının anında kesilmesi mi,&nbsp;<strong>gençlerin sevdiği bir kadın şarkıcının</strong>&nbsp;odalarla küfürlü konuşmasından dolayı birisinden uyarı alması sonrasında kavga çıkması mı, başka bir kızın gene aynı şarkıcıya “<strong>erkek arkadaşım beni sizinle aldattı o yüzden sizi sevmiyorum</strong>” demesi sonrası tansiyonun yükselmesi mi, ülkemizde en fazla takipçisi olan bir fenomen arkadaşa birisinin hakaretler etmesi mi, burayı iyi algılamak adına oda oda gezen&nbsp;<strong>bir kadın fenomenden</strong>&nbsp;rahatsız olan bir kitlenin onu girdiği odadan çıkartması mı, herkesin sırayla başkasına bir soru sorup cevap aldığı bazı odalarda&nbsp;<strong>en mahrem şeylerin mi konuşulması</strong>, say say bitmez ama sanırım magazin haberleri yakında buradan beslenecek gibime geliyor, cidden çok malzeme var.</p>



<p>Peki markalar burada nasıl etkili olabilir ve bu platformdan nasıl para kazanılır diye soracak olursanız bunun çeşitli cevapları var. Herkes bununla alakalı tahminlerde bulunuyor, platformun nereye evrileceği hakkında&nbsp;kendi görüşlerini belirtiyor.&nbsp;Yurtdışından ve ülkemizden takip ettiğim haberlere göre burada&nbsp;<strong>içerik üreticisi olan kişiler ön plana çıkacak</strong>. Kendilerine açtıkları özel odalarda sadece abonelere özel programlar yapacaklar ve buraya Patreon ve benzeri yerlerden bağış yapanlar o kişileri dinleme şansına sahip olacaklar.&nbsp;Bu arada abonelik modelleri de konuşulan konulardan birisi, yani siz Clubhouse’a ayda x TL ödeyerek özel üye statüsüne kavuşacak ve böylece sadece üyelere açık odalara girip o kişileri dinleme şansına sahip olacaksınız. Burada kesin olan birşey yok, sanırım platformun kurucuları da bir yandan işin nereye doğru gittiğini izleyip belki de akıllarındaki fikirlerden en mantıklısını devreye sokacaklar. Milyonlarca kişinin üye olduğu&nbsp;<strong>bu platformu finanse etmek kolay değil</strong>, gelir modeli olmadan da bu tip uygulamaların ömrü uzun soluklu olmaz bu yüzden hem kendisine hem de içerik üreticisine gelir yaratacak modelleri yakında devreye sokacaklarını düşünüyorum. Görünen o ki senelerdir buraya yatırım yapın dediğimiz&nbsp;<strong>abonelik modeli</strong>&nbsp;kavramı ilerleyen günlerde çok büyüyecek, insanların bir topluluğa ait olma hissinin önem kazandığı bugünlerde kısa süre önce hayata geçen&nbsp;<a href="https://www.readyforchange.co/uye-ol/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Ready For Change</strong></a>&nbsp;gibi platformlar daha da önem kazanacak.</p>



<p>Bu arada dün akşam&nbsp;<strong>ilk kez Türkiye’den bir marka</strong>&nbsp;TV ekranlarından tanıdığımız bir dizi ve sinema oyuncusunun (aynı zamanda tiyatro oyuncusu) açtığı odaya sponsor oldu. Popüler birisi olduğundan binlerce kişi içerideydi ve çok güzel bir sohbet dönüyordu. Birde bu tip sponsorluklar olacak, burada da görünür olmak isteyen markalar güvendikleri kişilere sponsor olacaklar. Bakalım nitelik nicelik meselesi burada ne kadar ön plana çıkacak, odalarda bugüne kadar en fazla gördüğüm kişi sayısı 5000 kişi idi, burada markanız gözüküyor güzel ama YouTube’da olduğu gibi bir dijital iz kalmıyor, odalarda sohbet ediliyor ve bitiminde ortada ne bir konuşma kaydı ne de başka bir şey kalıyor.&nbsp;<strong>Markalar 1-2 saat bu şekilde görünür olmanın</strong>&nbsp;karşılığını alabilecekler mi yakında bunu da göreceğiz.</p>



<p>Bende dün akşam deneyimlemek için sektörden sevdiğim bir arkadaşımın davetiyle&nbsp;<strong>korona sonrası trendler ve e-ticaret</strong>&nbsp;adlı bir canlı yayın yaptık, biz en fazla 1 saat sürer diye düşünürken katılım sayısı oldukça fazla oldu. 2.5 saat süren programda hem konuştuk hem networking yaptık hem de birbiriyle iş yapmak isteyenlerin tanışmalarına vesile olduk. Sadece sektörden değil her kesimden bu konuya ilgi duyanların gelmesi, bolca sorunun sorulması, herkesin bilgisi çerçevesinde bunları cevaplaması ve katılanların kendi aralarında sohbet etmeye başlaması benim&nbsp;<strong>çok ama çok hoşuma gitti</strong>. Sanırım bu platformda da bundan önce hiç ulaşamadığımız kitlelere ulaşacağımızdan dolayı burada da güzel içerikler üretmek gerekecek.</p>



<p>Sade vatandaş işin keyfini çıkartıp odadan odaya girip çıkarken içerik üreterek para kazanan fenomenler bu dönemde burayı daha iyi anlamak için fazlasıyla mesai vermeye başladılar. Onların bu dönem işi zor, belki markalarla olan işbirlikleri mutlaka devam edecek ama onları takip eden&nbsp;<strong>kitle Clubhouse’a kayarsa</strong>&nbsp;burada da olma zorunlulukları olacak. Her an yeni içerik üretmek hele de sunulan herşeyi beğenmeyen bir kitle olunca daha da zorlaşacak. Bence, herhangi birisi düzgün konuşabiliyorsa, içerik üretebilecek kapasitesi, bir konuda uzmanlığı, azcık mizah kabiliyeti ve hikayeleştirme becerisi varsa YouTube’da veya Instagram’da milyonlarca takipçisi olan kişilere&nbsp;<strong>bu platform sayesinde rakip olabilecek</strong>. Görüntüsüyle değil konuşmasıyla, makyaj yapış şekliyle değil bilgisiyle, çalışılmış kurgularla değil doğal hali ve espri yeteneğiyle&nbsp;<strong>binlerce yeni fenomeni bu platformda göreceğiz</strong>. Belki milyonlarca takipçileri olmayacak ama o konuyla alakalı uzmanlaşmak ve bilgi sahibi olmak isteyenlerin takip edeceği kişiler olarak fenomen, ismine ne derseniz, veya bu uzmanlık alanında yer alacaklar.</p>



<p>Bu arada FOMO (Fear of Missing Out) denen kavram gene sıkça konuşulmaya başlandı.&nbsp;<strong>Gelişmeleri kaçırma korkusu</strong>&nbsp;diye de ifade edilen bu his özellikle de Clubhouse gibi herkesin takip ettiği ve konuştuğu yeni platformlar hayatımıza girince daha da artıyor. Kim ne yapmış, nasıl bir platformuş, nasıl girilirmiş, neler oluyormuş vs gibi onlarca soru, gerçekten kopuş ve insanın gereksiz yere kendini yıpratması. Her şeye yetişmenin ve her şeyi bilmenin imkansız olduğu bu dönemde aman dikkat, çok da kasmamak lazım, ne dersiniz?</p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/clubhouse/.html">CLUBHOUSE’DA HOŞUMA GİDENLER, İLGİNÇ GELENLER, BEKLENTİLER VE GEYİKLER</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/clubhouse/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOBİ’LER PR AJANSINI NASIL SEÇMELİ?</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/kobiler-pr-ajansini-nasil-secmeli/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/kobiler-pr-ajansini-nasil-secmeli/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 11:18:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes.muffingroup.com/betheme/?p=62</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/kobiler-pr-ajansini-nasil-secmeli/.html">KOBİ’LER PR AJANSINI NASIL SEÇMELİ?</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5>Küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ), her ülkede olduğu gibi ülkemiz ekonomisinde de son derece önemli bir yere sahip. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre ülkemizde de işletmelerin yüzde 99,77’sini oluşturan KOBİ’ler, toplam istihdamın yüzde 78’ini, toplam katma değerin yüzde 55’ini ve toplam satışların yüzde 65,5’ini gerçekleştiriyor. Farklı alanlarda yaptıkları yatırımlarla da önemli başarılara imza atan KOBİ’ler yapılan hesaplara göre toplam yatırımların yüzde 50’sine imza atıyor. Küçük ve orta boy işletmeler toplam ihracatın yüzde 60,1’ini, toplam kredilerin yüzde 24’ünü gerçekleştiriyor.</h5>
<p>Tüm b rakamlar ve ortaya konulan somut başarılar, KOBİ’lerin ülke ekonomisinde sahip oldukları önemli rolü açıkça gösteriyor. Yaptıkları girişimlerle ve yatırımlarla sürekli zirveyi zorlayan bu şirketler, çoğu zaman aynı başarıyı ise markalaşma yolunda atamıyorlar. Sürekli olarak kendi markalarına yatırım yapmak istemelerine ve zaman zaman bu konuda ciddi adımlar atmalarına rağmen KOBİ’ler, gerçek anlamda marka değeri yaratma konusunda sorunlar yaşıyorlar.</p>
<p>Yapısal, yönetim, üretim ve yeni teknolojilere uyum sorunlarının dışında marka oluşturma ve yönetme ile ilgili sorunlar KOBİ’lerin gündemini meşgul eden sorunların başında geliyor. Kurumsal kimlik oluşturma sürecindeki eksikler, doğru ve birincil hedef kitlelerin tespit edilememesi, KOBİ’lerin ortaya koydukları ürün ve hizmetlerin yeterince tanıtılamaması, marka algısının oluşturulamaması, pazarlamada doğru hedeflemelerin yapılamaması, sosyal medya ve dijital pazarlamada yaşanan yetersizlikler, konvansiyonel ve online basın iletişiminde zayıflık gibi birçok sorun KOBİ’lerin yaşadığı veya yaşaması muhtemel problemleri oluşturuyor.</p>
<p>Bu noktada ise KOBİ’lerin bu temel sorunlarını çözmeye yönelik atması gereken çeşitli adımlar bulunuyor. Bu adımların başında ise yeni kurulan ve gelişen şirketlerin en önemli adımlarından bir olması gereken ve markalaşma yolundaki en büyük desteklerden biri olan “halkla ilişkiler” çalışmaları geliyor. Halkla ilişkiler, kısaca bir kurumun tüm hedef kitleleri nezdindeki algısını ve itibarını oluşturan çalışmaların tamamı olarak ifade edilebilir. Şirketlerin genel pazarlama stratejileri altında işleyen birçok çalışmayı kapsayan bu süreç, uzun vadede bir markanın tüketicileri gözündeki algısını oluşturuyor. Peki yeni kurulan ve büyümeyi hedefleyen KOBİ’ler bu adımı nasıl atacaklar? Bunun için iki yöntem sunulabilir.</p>
<p>Bu yollardan ilki pazarlama, dijital pazarlama ya da halkla ilişkiler veya tümünü bir çatı altında toplayabileceğimiz bir kurumsal iletişim biriminin ya da uzmanının kurum bünyesinde aktif olarak bulunması olabilir. Kurumu, ürün ve hizmetlerini yakından bilen bu birim ya da uzmanın kuruma entegre edilmesinden sonraki adım ise bir ajans ile işbirliği yapılması. Peki bu noktada KOBİ’ler PR ajansı seçerken hangi unsurları göz önünde bulundurmalı?</p>
<h4>Seçeceğiniz, işbirliği yapacağınız ajansının;</h4>
<ul>
<li aria-level="1">Hedeflerinize uygun, sosyal medya, basın iletişimi ve pazarlama iletişimini tasarlayan</li>
<li aria-level="1">Sizi hedeflediğiniz kitlelerle buluşturabilecek basın iletişimi çalışmalarını yürüten,</li>
<li aria-level="1">Yazılı, görsel ve işitsel bütün iletişiminizi yönetebilen,</li>
<li aria-level="1">Basın iletişiminizi dolaylı veya doğrudan ilgilendirebilecek tüm konularda çözüm üretebilen,</li>
<li aria-level="1">Ürün ve hizmet odaklı basın bültenlerinizi hazırlayabilen,</li>
<li aria-level="1">Gazete, dergi ve TV kanallarıyla sizi buluşturabilen,</li>
<li aria-level="1">Rakiplerinizin var olduğu medya ortamında sizin kurumunuzun da ürün ve hizmetlerle birlikte var olmanızı sağlayabilen,</li>
<li aria-level="1">Şirketinizi, sosyal medya yolu aracılığıyla da hedeflediğiniz kesimlere ulaştırabilen,</li>
<li aria-level="1">Sosyal medyada var olmanız ve müşterilerinizle anında ilişki kurmanız amacıyla, çevrimiçi iletişimini de tasarlayan,</li>
<li aria-level="1">Sadece ürün ve hizmetlerinizi değil sahip olduğunuzu çalışma anlayışını da dışarıya yansıtabiliyor olması,</li>
<li aria-level="1">Geleneksel halkla ilişkiler çalışmalarının ‘online’ ortamda da varlığını sürdürebilecek nitelikleri sunabilen bir ajans olması,</li>
<li aria-level="1">Medya mensuplarıyla sizi bir araya getirebilecek tüm organizasyon ve etki gücüne sahip olması,</li>
<li aria-level="1">Hizmet veya ürünlerinizin web sitelerinde görünürlüğünün veya konuşulmasının artmasını sağlayabilecek bir ajans olması aramanız gereken temel kriterlerin başında geliyor.</li>
</ul>
<p>Yukarıda ifade ettiğimiz alanlar özelinde hizmet sunan, KOBİ’lerin iletişim süreçlerinin baştan sona üretimini ve yönetimini üstlenen birçok ajans bulunuyor. Ancak ajans seçimi yaparken, seçeceğiniz PR ajansının sadece basın ve etkinlik yönetimi alanında değil, sizi sosyal medya ve dijital pazarlama araçlarını da kullanarak hedef kitlelerinizle buluşturacak, ürün ve hizmetlerinizin bu online araçlar ile tanıtılmasına öncülük edecek yetkinliğe sahip bir ajans olup olmadığına da dikkat etmenizde fayda var. İki yönlü hizmet sunan, diğer bir deyişle online alana da hakim olan bir&nbsp;<a href="http://www.ajansdijitalkalem.com/" target="_blank" rel="noopener"><b>PR ajansı</b></a>&nbsp;kurumunuz, ürün ve hizmetlerinizin itibarını, bilinirliğini ve farkındalığınızı artıracak ve uzun vadede karlılığınızın artmasına katkıda bulunacaktır.</p>
<p>Bu yazı&nbsp;<a href="http://parasut.com/" target="_blank" rel="noopener">parasut.com&nbsp;</a>sayfasında yer almıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/kobiler-pr-ajansini-nasil-secmeli/.html">KOBİ’LER PR AJANSINI NASIL SEÇMELİ?</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/kobiler-pr-ajansini-nasil-secmeli/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Y KUŞAĞINI ANLAYAMAYAN ŞİRKETLER VE MARKALAR, Z KUŞAĞINA DOKUNAMAYACAK</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/y-kusagini-anlayamayan-sirketler-ve-markalar-z-kusagina-dokunamayacak/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/y-kusagini-anlayamayan-sirketler-ve-markalar-z-kusagina-dokunamayacak/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 11:17:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes.muffingroup.com/betheme/?p=60</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/y-kusagini-anlayamayan-sirketler-ve-markalar-z-kusagina-dokunamayacak/.html">Y KUŞAĞINI ANLAYAMAYAN ŞİRKETLER VE MARKALAR, Z KUŞAĞINA DOKUNAMAYACAK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>40 yaşına girmeme az kala işe alımlarda karşımdaki adayın doğum yılını öğrenince ilk aklıma gelen şey ‘bu kişi doğduğunda ben lisede öğrenciydim’ oluyor ve eminim benimle aynı yaşta olan herkes bunu yaşıyor. ‘Biz sizin yaşınızdayken’ diye başlayan cümleleri hepimiz büyüklerimizden sıkça duyduk&nbsp;<span id="more-1827"></span>ama yeni nesil için bu cümleler pek birşey ifade etmiyor çünkü devir değişti. Tüplü televizyonu, TRT’nin olduğu tek kanallı dönemleri ve ankesörlü telefonları bizim bile unuttuğumuzu düşünürsek teknolojinin ışık hızıyla ilerlemesi sonucunda bizlerinde değiştiğini düşünüyorum.</p>
<p>Ben internet ile tanıştığımda sene 90’ların sonuydu ve bir elin parmağını geçmeyen web sayfa adresleri, yavaş çalışan internet, sadece arama ve mesaj göndermeye yarayan cep telefonları vardı. Ara bir kuşak olmamıza rağmen bence yaşıtlarımız iyi kötü teknolojiyi yakaladı ve bulundukları kurumları en iyi şekilde yönetiyorlar.</p>
<p>90’lı yıllarda doğanlar üniversitelerden mezun olup iş hayatına giriyor, bu genç kardeşlerimizin özgüvenleri, hem para kazanmalarından hem de kendilerine sorumluluk verildiğinden dolayı artıyor. Bizim kuşak gibi değiller, beğenmediklerini anında sosyal medya kanallarından saniyesinde eleştiriyorlar, markalara bir nevi ayar veriyorlar, eğlenceli içeriklerden hoşlanıyorlar ve teknolojik gelişmeleri herkesten daha iyi takip edip hayatlarında aktif şekilde kullanıyorlar.</p>
<p>İş dünyası ve markalar için büyük önem taşıyan ve 2020 yılı itibariyle harcama gücünün büyük bölümüne sahip olacak Y kuşağının davranış kalıpları ve beklentileri bu anlamda çok önemli. Günümüz pazarlama sektöründe nesiller X, Y ve Z kuşağı olarak kategorize ediliyor ve Y neslinin davranışlarını, özelliklerini ve beklentilerini anlayamayan şirketler, teknolojinin içine doğan Z kuşağına hiçbir şekilde dokunamayacaklar.</p>
<p>Dünya nüfusunun %25’ini, Türkiye nüfusunun ise %35’ini oluşturan Y kuşağı, markaları kendilerinin bir yansıması olarak görüyor. Eğer markalar Y kuşağını anlayabilir ve buna göre yaklaşım tarzını benimserse arkadan gelecek kuşaklar içinde hazırlıklı olacaklar.</p>
<p><strong>Y kuşağı tüketicilerinin yaklaşımlarına bakarsak;</strong></p>
<p>Çabuk sıkılan ve kararları hızlı değişkenlik gösteren Y kuşağı için alışveriş, ihtiyaçların temin edilmesinden çok sosyal bir aktivite olarak karşımıza çıkıyor.&nbsp;Dolayısıyla, markaların Y nesline eğlenceli alışveriş imkanı sunması önem taşıyacak.</p>
<p>Sosyal medya,&nbsp;web siteleri, arama motorları, arkadaşların önerileri, aile ve ürün inceleme web siteleri, Y kuşağının satın alma davranışlarını etkileyen faktörlerin başında geliyor. Bu durum, müşteri memnuniyeti sağlamayı öncelik olarak gören firmaların, WOM (ağızdan ağıza pazarlama) etkisinden faydalanmayı sürdüreceklerini ortaya koyuyor.</p>
<p>Y kuşağı üyelerinin %50’si arkadaşlarının onaylamadığı bir ürün ya da hizmeti satın almayacaklarını belirtiyor. Kuşak, çevresindekilerin önerilerine kulak verirken aynı zamanda çevresinde bulunan diğer bireylerin de satın alma davranışlarını etkiliyor.</p>
<p>Güvenilirliğe ve şeffaflığa önem veren Y kuşağı tüketicileri,&nbsp;teknoloji&nbsp;ve bilgiye oldukça hâkim olmaları dolayısıyla sürekli sorguluyor ve araştırıyor.</p>
<p>Y kuşağının %95’i düzenli olarak akıllı telefon kullanıyor ve internette diğer kuşaklardan çok daha fazla zaman harcıyor. Y kuşağının internet popülasyonu içindeki oranı&nbsp;yüzde 55’in üzerinde. Bu oranlar, mobil web sayfası ve mobil aplikasyonlara sahip olan şirketlerin ve markaların rekabette öne çıkacağını gösteriyor.</p>
<p>Y kuşağı, deneyimledikleri ürün ya da hizmetler hakkında yorum yaparak şikayet ya da memnuniyetlerini belirtmeyi seviyor.</p>
<p>Y kuşağı, e-posta ve SMS ile iletişim kurmayı yüz yüze görüşmeye tercih ediyor. Dolayısıyla, kişiye özel iletiler gönderen markalar müşteri bağlılığı yaratacak.</p>
<p>Fikirlerine değer verildiğini görmek Y kuşağının kalbini kazanmakta büyük önem taşıyor.</p>
<p>Y kuşağı için herhangi bir markanın online satış özelliğinin bulunmamasını büyük eksiklik olarak görüyor.</p>
<p>Özgür ve dahil edildiğini&nbsp;hissettiren, çok yönlü, basit, net, kolay anlaşılır, dürüst, şeffaf, samimi ve faydacı yaklaşımlar, Y kuşağına dokunan noktalar arasında öne çıkıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/y-kusagini-anlayamayan-sirketler-ve-markalar-z-kusagina-dokunamayacak/.html">Y KUŞAĞINI ANLAYAMAYAN ŞİRKETLER VE MARKALAR, Z KUŞAĞINA DOKUNAMAYACAK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/y-kusagini-anlayamayan-sirketler-ve-markalar-z-kusagina-dokunamayacak/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/girisimciligin-onundeki-engeller/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/girisimciligin-onundeki-engeller/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 11:17:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes.muffingroup.com/betheme/?p=56</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/girisimciligin-onundeki-engeller/.html">GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Girişimci, en basit tanımıyla bir fikir doğrultusunda risk alıp kendi işini kuran kişidir. Türkiye’de ve dünyada sayısız girişimcilik örnekleri bulunmaktadır. Ancak bu örnekleri anlamak için öncelikle girişimcilik kavramının oluşum sürecine bakmak gerekir.</p>
<p>Girişimcilik kavramı; toplumların yapılarına göre değişiklik gösteren bir kavramdır. Bireyci ve kollektivist toplum yapılarına göre, girişimcilik kavramı dinamik bir yapı içerisindedir. Toplumun sosyal yapısı, kültürel ögeleri, değerleri ve normları bu bağlamda girişimcilik kavramı üzerinde etkilidir. Kültürel faktörlerin ürettiği sosyal yapı ise kişinin eylemlerini ne şekilde pratiğe geçireceğinin bir haritasıdır. Ayrıca hiçbir kültür girişimciliği tek başına destekleyen veya karşı çıkan bir formda şekillenmez.</p>
<p><b>Farklı görüşler&nbsp;</b></p>
<p>Girişimciliğin ortaya çıkışında kişilik ve sosyal çevre faktörleri arasında farklı görüşlerin olması, bu konuyla ilgili çalışma yapan kesimleri birbirlerinden ayırmıştır. Bu iki görüş üzerine yapılan yorumlarda kişilik üzerinde duranlar, psikolojik özellikleri göz önünde bulundurarak değerlendirmeler yapmışlardır. Kişilik özelliklerin odağında ise; ‘Risk alma’, ‘Başarı İhtiyacı’ ve ‘Denetim Odağı’ gibi kavramlar üzerinde durulmuştur. Girişimcilik kavramını sosyal çevre ile bağdaştıran düşünürler ise; grup yapısının, toplumsal ve kültürel özelliklerin etkisi üzerinde vurgu yapmışlardır. Bu durumların yanında devletlerin benimsedikleri ekonomik yaklaşımlar, piyasa özellikleri ve sosyal çevre koşullarının verimliliği gibi hususlarında etkisi de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda girişimcilik kavramı, psikolojik, davranışsal ve sosyolojik kuramlar açısından üç farklı perspektifle incelenmiştir.</p>
<p>Psikolojik kurama göre bakıldığında; kişisel öğelerden hareketle girişimci kişiliği açıklamaya yönelik tanımların yapıldığı görülmektedir. Davranışsal kuramlar ise, kişiliğin girişimciliği etkileyen önemli bir faktör olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını savunan görüşler içerir. Bu kavram ancak kişiliğin yanında diğer faktörlerin de anlaşılması halinde girişimcilik kavramını anlayabileceğimizi dile getirir. Sosyolojik kurama bakıldığında ise; bireysel kararlar üzerinde sosyal yapının ve sosyal değişkenlerin önemine vurgu yapılmaktadır.</p>
<p><b>Ekonomik politikalar girişimcilik kavramını şekillendiriyor</b></p>
<p>Ayrıca, ülkelerin benimsedikleri ekonomik politikalar da girişimcilik kavramını şekillendiren ve girişimcileri yönlendiren bir etkiye sahiptirler. ABD, İskandinav ülkeleri, Çin gibi girişimci piyasa politikalarını benimseyen devletler, ekonomik olarak büyüme gösterdikleri gibi, diğer devletlere karşı da ekonomik üstünlüklerini pekiştirmektedirler. Ülkelerin benimsemiş olduğu bu politikalar rekabet ruhunu üst düzeye taşımakla beraber, aynı zamanda ülke istihdamına da katkıda bulunurlar. Bu sayede ülkelerin üretim gücü de doğru orantılı olarak artış göstermeye başlar.</p>
<p>Ülkelerin bu destekleyici politikalarının en güzel örneklerini ABD’de oluşan ve hızla gelişen garaj kültürünü analiz ederek anlayabiliriz. Garaj kültürü girişimcilerin bugünün dünyasını inşa ettiği bir pratik unsurdur. Silikon Vadisi ise bunun en güzel örneklerinden birisidir. Apple markasının oluşması ve bugün de popüler kültürün bir parçası olarak tüm dünyada yeniden tek tip anlayışı getirmesi yine bu kültürün dünyaya kazandırdığı unsurlardandır.</p>
<p><b>Bir Türk girişimcinin başarı hikayesi</b></p>
<p>Ancak size vereceğim bir diğer örnek ise bir Türk girişimcinin başarı hikâyesidir. Hamdi Ulukaya, ABD’de kurduğu yoğurt fabrikası ile bütün girişimcilere adından söz ettirmiştir. Erzincan’dan başlayıp ABD’de biten bu hikayenin baş kahramanı Hamdi Ulukaya, ABD’de iflas etmek üzere olan bir yoğurt fabrikasını satın alır ve yoğurt üretimi yapmaya başlar. Kendisinin ürettiği yoğurdu ABD’de Yunan yoğurdu diye tanıtır ve yoğurt çeşitlerini de üretmeye başlar. Kısa süre içerisinde yarattığı marka kurumsallaşır ve çok iyi yerlere gelir. Hamdi Ulukaya’da bu gelişmelerle doğru orantılı olarak başlattığı küçük girişimciliği ileri seviyelere taşıyarak milyoner olur. Chobani adı adında markalaşan bu yoğurtlar, günümüzde ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde hala satılmaktadır. Bu girişimcilik tüm dünyaya örnek olacak biçimde karşımıza çıkmaktadır. Zira Hamdi Ulukaya’nın Time dergisine kapak olması da tesadüf değildir.</p>
<p><b>Hangi engelleri ortadan kaldırmalıyız?&nbsp;</b></p>
<p>Şimdi Hamdi Ulukaya’nın bu denli yükselişinin, neden ülkemizde gerçekleşmediğini düşünmemiz gerekiyor. Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, ülkemizde girişimcilerin karşılaştıkları zorlukları incelememiz gerekiyor. İlk olarak cinsiyetten kaynaklanan engelleri inceleyelim. Özellikle kadın girişimcilerin karşılaştıkları zorlukların başında gelen bu engeller; sermaye eksikliği, toplumun geleneksel inanç ve baskıları, cinsiyete dayalı rol ayrımcılığı, sosyal pozisyon ve iletişim eksikliği, basmakalıp yargılar, girişimcilikte rol ve modellerin eksik olması gibi unsurlar çerçevesinde şekillenmektedir. Öte yandan, örgüt ve çevresel şartlardan kaynaklanan engeller ise; örgüt iklimi ve kültürü, liderlik, koordinasyon zorlukları, politika geliştirme ve uygulamada karşılaşılan engeller olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Bütün bu engeller, ülkemizde girişimcilerin kendilerine ket vurmalarını sağlayan etkenler durumunda. Toplumun sosyal yapısının baskıları, girişimcileri engelleyen ve zedeleyen durumları da ortaya çıkarıyor. Tüm bu engellerin aşılabilmesi için, girişimciliğin ve inovasyonun ekonomiyi canlandırmada önemli bir role sahip olduğunu ve bu önemli rolü üstlenecek girişimcinin risk alabilmek, inovatif olabilmek, esneklik, yenilik ve yaratıcılık gibi özelliklere sahip olması gerektiğinin önemini kavramamız gerekiyor.</p>
<p>Bu yazı&nbsp;<a href="https://www.techinside.com/author/murat-erdor/" target="_blank" rel="noopener">Techinside.com</a>&nbsp;sayfasında yer almıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/girisimciligin-onundeki-engeller/.html">GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/girisimciligin-onundeki-engeller/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>E-İHRACAT YAPARAK YURTDIŞINA AÇILMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ?</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/e-ihracat-yaparak-yurtdisina-acilmanin-zamani-gelmedi-mi/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/e-ihracat-yaparak-yurtdisina-acilmanin-zamani-gelmedi-mi/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 11:16:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes.muffingroup.com/betheme/?p=54</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/e-ihracat-yaparak-yurtdisina-acilmanin-zamani-gelmedi-mi/.html">E-İHRACAT YAPARAK YURTDIŞINA AÇILMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son bir senedir e-ticaret firmalarının dilinden düşürmediği bir konu olan e-ihracat ile alakalı uzun zamandır yazılar okuyor, seminerler düzenliyor ve bu konunun uzmanı olan insanlarla tanışıyorum. İç piyasada ürün satmanın zorlaştığı ve ucuzladığı ülkemizde yurtdışına mal satmak isteyen birçok istekli firma sahibiyle karşılaşıyorum. Satışların döviz ile yapılmasından dolayı hem daha fazla para kazanma şansının olması hem de dünyaya açılma fikrinin cazip gelmesi konunun gün geçtikçe popüler olmasını sağlarken devletin de bununla alakalı teşvikler veriyor olmasından dolayı insanlara cazip geldiğini gözlemliyorum.</p>
<p>Her konu gibi e-ihracatında kendisine birtakım prosedürleri var ama firmalar bunlara adapte olduktan sonra gerisi çorap söküğü gibi ilerliyor. Kimi firma yurtdışındaki tüketiciye ürünlerini kendi web sayfasından satarken kimisi ise Amazon veya eBay gibi popüler yerlerden ulaştırıyor. Kendi web sayfasında her ülkeye göre bir dil, ödeme sistemi ve lojistik altyapısı oluşturmak ilk başta hem uzmanlık isteyen hem de maliyetli olan bir iş olsa da başka platformlara satıştan komisyon verilmediğinden dolayı uzun vadede avantajlı olabiliyor. Firmaların bazıları işi öğrenmek ve talep durumunu ölçmek için ilk etapta farklı platformlardan ürünlerini satıp riski minimize etmek isteyebiliyor. Bu arada yurtdışına e-ihracat yapmak isteyen firmaların danışmanlık aldığı çoğu kişi bununla alakalı fazla açıklama yapmaktan ve bilgi paylaşımında bulunmaktan kaçınıyor bu da öğrenme maliyeti denen kavramı ortaya çıkartıyor. Çoğu firma da bilinmeyeni öğrenmenin zor ve maliyetli olduğunu düşündüğünden bu işlere girmiyor ama ülkemiz insanından daha az eğitimli ve kıvrak zekaya sahip başka ülke vatandaşlarının firmaları e-ihracat sayesinde çok büyük cirolar elde ediyor. Danışmanların tabiri caizse kafalarını duvara vura vura belki de zarar ede ede öğrendikleri şeyleri başkalarının kolayca öğrenmelerini çok istememelerini eleştirebilirsiniz ama durum şimdilik bu. Bu arada büyük markalara danışmanlık yapan bazı kişilerin firmalara çok güzel paralar kazandırıp kendilerine de doğal olarak kazandırmasından dolayı bu konularda fazla söylemlerde bulunup ön planda olmak yerine işlerine konsantre olduklarını da öğreniyorum. Yaptığım seminerlerde senelerdir bununla uğraşan, atölyesinde bir şeyler üretip&nbsp; bunları Etsy gibi yerlerde satan onlarca kişiyle de tanıştım. İyi eğitimli, dünyaya entegre, yabancı dil bilen, bir şeyler üretme becerisine sahip ve teknolojinin nimetlerinden yararlanan insanlarla tanışmak beni mutlu ederken bunların ağırlıklı olarak kadın olması mutluluğumu iki kat artırdı.</p>
<p>Yerim çok fazla olmadığından e-ihracat yapmadan önce dikkat edilmesi gerekenleri de buraya kısaca yazmak istedim. Öncelikle satılacak ürüne ilgili ülkede talep olup olmadığının araştırılması, o ülkenin vergi mevzuatının bilinmesi, lojistiğin ucuz, hızlı ve güvenilir şekilde nasıl yapılacağının öğrenilmesi, gümrük konularında deneyimli birisinden destek alınması, o ülkedeki yabancı dile hakim olunması, en uygun ödeme sistemlerinin seçilmesi, buna uygun web sayfası ve altyapının hazır hale getirilmesi ve o ülkeye uygun pazarlama kanallarının seçilmesi çok ama çok önemli. Kısacası bu konularla alakalı kişilerin firmalarda işe alınması veya danışmanlık alınması gerekiyor ki sonradan sıkıntı yaşanmasın. Bilginin önemiyle alakalı güzel bir örneği de sizlerle paylaşmak isterim. Ben ilk başta Türklerin en fazla yaşadığı ülke olan Almanya’da ürün satmak mantıklı diye düşünürken burada kredi kartı kullanımının inanılmaz düşük olmasından dolayı aslında onun öyle olmadığını öğrendim. Ürüne göre değişiklik gösterse de her firma ve danışmanın bana ilk işaret ettiği ülke, farklı zevklere sahip bir sürü tüketicinin ve paranın bol olmasından dolayı, ABD oldu.</p>
<p>Döviz kurlarının inanılmaz değişken olduğu son zamanlarda bu dergi elinize geçtiğinde rakamlar ne durumda olacak bilmiyorum ama olumsuz giden şeyleri lehimize de çevirmek mümkün diye düşünüyorum. Okumakta olduğunuz yazıyı kaleme aldığım saatlerde döviz kurlarındaki artış devam ederken üye olduğum her Whatsapp grubunda Amerikan Dolarının yarın kaç TL olacağı konusunda tahminler yapılıyor. Yurtdışına bağımlı bir ülke olduğumuzdan dolayı dövizdeki artışın bizim için çok iyi olmadığını biliyorum ama dakika başı döviz kurunun kaç olduğunun yazılıp çizilmesinin de moralleri aşağı çekmekten başka bir şeye yaramadığını da düşünüyorum. Kısacası, önümüze bakalım ve bu krizi nasıl avantaja çevirebiliriz buna odaklanalım.</p>
<p>*Bu yazı Digital Age Dergisinin 2018 Temmuz-Ağustos sayısında Murat Erdör’ün köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/e-ihracat-yaparak-yurtdisina-acilmanin-zamani-gelmedi-mi/.html">E-İHRACAT YAPARAK YURTDIŞINA AÇILMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/e-ihracat-yaparak-yurtdisina-acilmanin-zamani-gelmedi-mi/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEKNOLOJİ SEYAHAT ALIŞKANLIKLARIMIZI DA DEĞİŞTİRECEK</title>
		<link>https://www.erdorconsultancy.com/teknoloji-seyahat-aliskanliklarimizi-da-degistirecek/.html</link>
					<comments>https://www.erdorconsultancy.com/teknoloji-seyahat-aliskanliklarimizi-da-degistirecek/.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[muraterdor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 11:16:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes.muffingroup.com/betheme/?p=52</guid>

					<description><![CDATA[<p><span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/teknoloji-seyahat-aliskanliklarimizi-da-degistirecek/.html">TEKNOLOJİ SEYAHAT ALIŞKANLIKLARIMIZI DA DEĞİŞTİRECEK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Teknoloji seyahat alışkanlıklarımızı da değiştirecek</b></p>
<p>Dijitalleşen dünyada global ağları birbirine bağlayan teknoloji, gelişmeye hızla devam ederken gelecekte nasıl bir dünyanın bizi beklediği de merak konusu olmayı sürdürüyor. Dijitalleşme günlük hayatımız ve iş süreçlerimizin yanı sıra seyahat alışkanlıklarımızı da etkileyecek gibi gözüküyor. Hayatı gittikçe kolaylaştıran teknolojinin getirdikleriyle beraber turizm sektöründe de önemli dijital gelişmeler yaşanıyor. İnsanların kendine ve sevdiklerine daha fazla zaman ayırabildikleri turistik geziler de teknolojiye ayak uyduracak gibi görünüyor.</p>
<p><b>Akıllı oteller geliyor&nbsp;</b></p>
<p>Teknoloji ile birlikte hayatımıza dahil olan arttırılmış gerçeklik teknolojileri, dijital bilişim uzmanları tarafından geliştirilmeye devam ediyor. Gelecekte bir otele adım attığımızda, sıra dışı bir hizmet anlayışıyla karşılaşacağız. Akıllı otel konsepti ve bu konsept içinde yer alan robotlar, konuklara özel hizmetler sunacak yeteneklerle donatılmış olacak. Bu robotlar dilinizi konuşacak, aklınıza takılan tüm sorulara cevap verecek. Akıllı otellerde tatil boyunca hayal ettiğiniz kendi otel odamızı yaratabilmenin yanı sıra 3D yazıcılar ile ihtiyacınız olana anında ulaşma gibi birçok yenilikle de buluşacağız.</p>
<p><b>Şirinlerin köyündeki mantarlarda tatil fırsatı&nbsp;</b></p>
<p>Hızla dijitalleşen dünyaya ayak uydurmak isteyen turizm sektörü, kişilerin hayallerindeki tatili yapması için hedefler koymaya devam ediyor. Gelecekte hayal ettiğiniz otel odamızı kendimiz yaratabilecek, kişiselleştirilmiş bir seyahat deneyimi seçeneğine sahip olabileceğiz. Otel odaları Hollywood stüdyoları gibi her an değişebilecek, hayal ettiğiniz şekle bürünecek. Değişen tatil odası konseptiyle, tatilde ister Mars’ta, ister Disneyland’ta Mini Mause’un evinde kalmak ya da Gargamel’in sizi asla bulamayacağı Şirinler köyündeki mantarlarda tatilinizi geçirmek seçeneklerimiz arasında yer alacak.</p>
<p><b>Yapay zeka sağ kolunuz olacak</b></p>
<p>Tatiliniz boyunca uzayıp giden kayıt işlemleri, yemek servisleri, resepsiyon gibi birçok aşamada kaybettiğiniz zamanınızı size geri kazandırmayı planlayan turizm sektörü, hepimizi hayrete düşürecek yapay zeka uygulamalarını da kullanmaya başlayacak. Yapay zekâya sahip yardımcılar, tatiliniz boyunca ülke değiştirmiş olasınız bile sizinle aynı dili konuşacaklar, çözüm odaklı çalışarak tatiliniz boyunca herhangi bir sorunla karşılaşmamanız için size yardımcı olacaklar.</p>
<p><b>Rüyalarınızın lokasyonunu siz belirleyeceksiniz</b></p>
<p>Bugün nerede uyanmak isterdiniz? gibi bir soruyla defalarca karşılaştığınıza eminim. 2050 yılında karşılaşacağımız teknoloji bize “Bugün nerede uyumak istiyorum” sorusunu sorduracak. Yeni trendler arasında bulunan nöroteknoloji insan zihnine yön verebilecek ve istediğiniz rüyayı görüp istediğiniz yerde uyanma şansına erişeceğiz.</p>
<p><b>Her odada 3D yazıcı dönemi</b></p>
<p>Bilmediğimiz illerde, ülkelerde kaybolduğumuzda, umduğumuzu bulamadığımız otellerde hüsrana dönüşen tatiller 2050’de sonlanacak gibi görünüyor. Bilim insanları, gelişen teknoloji ile kendi otel odamızı yaratmanın yanı sıra 3D yazıcılar ile ihtiyacımız olana anında ulaşma gibi birçok yenilikle buluşacağımızı vurguluyor. Gelecekte her otel odasında bulunacak üç boyutlu yazıcılar ile yeni bir elbise, ayakkabı, hatta bilgisayar gibi arzu ettiğimiz her şeyi gerçek zamanlı olarak üretebileceğiz.</p>
<p><b>Kişisel seyahat avatarınız tatilinizi yönetecek&nbsp;</b></p>
<p>Gelecekte otel rezervasyonları için daha az vakit harcayacağız. Gelişen teknolojinin size sunacağı kişisel seyahat avatarınız, otel rezervasyonlarınızı sizin yerinize gerçekleştirecek ve yönetecek. Bizi bekleyen tüm dijital gelişmelerle akıllı otellerde kendinize ve sevdiklerinize dilediğiniz kadar zaman ayırabilecek, hayalinizdeki tatilin tadını çıkarabileceksiniz.</p>
<p>*Bu yazı&nbsp;<a href="http://www.cnnturk.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">www.cnnturk.com</a>&nbsp;sitesinde Murat Erdör’ün köşesinde yayınlanmıştır. Yazarın buradaki tüm yazılarına&nbsp;<a href="https://www.cnnturk.com/yazarlar/guncel/murat-erdor" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.cnnturk.com/yazarlar/guncel/murat-erdor</a>&nbsp;linkinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.erdorconsultancy.com/teknoloji-seyahat-aliskanliklarimizi-da-degistirecek/.html">TEKNOLOJİ SEYAHAT ALIŞKANLIKLARIMIZI DA DEĞİŞTİRECEK</a> appeared first on <a href="https://www.erdorconsultancy.com">Me Consultancy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.erdorconsultancy.com/teknoloji-seyahat-aliskanliklarimizi-da-degistirecek/.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
